Bizimle iletişime geç
Bilgi HanEvi

Bilgi HanEvi

Yaşamın Sırrı: Dünya ve Güneş Enerjisi

Bilgi

24 Ağustos 2018 Cuma 14:59:06

Yaşamın Sırrı: Dünya ve Güneş Enerjisi

Dünyada yaşam hepimizi meraklandıran konulardan biri olmuştur. İnsanlar, hayvanlar ve bitkiler… Peki yaşam kaynağı enerji nedir? Dünya enerji birikimini nasıl sağlamaktadır? Güneş’ten gelen enerji Dünya’da yaşama ortam hazırlamaktadır. İnsanlığın vâr oluşunun en önemli kaynaklarından olan “Enerjiyi” sizler için araştırdık…

Galaksinin şu ana kadar bilinen en büyük enerji üreticisi Güneş, enerjisini Ay ve Dünyamız olmak üzere birçok gezegene yayar. Gezegenler de bu yayılan enerjiyi uzay boşluğuna geri yansıtır. Ancak sadece Dünyamız, Güneşten aldığı bu enerjiyi bir süre hapsederek az bir süre de olsa Dünya içerisinde kalmasını sağlar. Kozmik enerji sürecinde yaşanan bu kısa ama çok önemli olay sonucu Dünyada yaşamı vâr eder. Örneğin bitkiler, güneş ışıklarını enerjiye çevirir, ardından da gövdesini, tohumunu, yaprağını oluşturmaya çabalar. Oluşan bitkilerden beslenen hayvanlar bitkilerin güneşten aldığı enerjiyi kendilerine geçirir. En sonunda da enerjinin elbette tekrar dönüp dolaşacağı şekliyle atık ısı ortaya çıkar.

Biyoloji canlı bilimi olarak dünyada ve evrende bulunan tüm canlıların yapısını inceler. Dünya üzerinde farklı farklı coğrafyalara dağılan milyonlarca organizma ve canlı doğrudan ya da dolaylı olarak hayat kaynaklarını Güneş ve benzeri cansız enerji vericilerden almaktadırlar. Peki bu karmaşa da biyolojiyi bir arada tutan temel şey ne? Canlılar arasında nasıl bir ortaklık/benzerlik var? Örneğin bir tek hücreli terliksi organizma ile insan arasında nasıl bir benzerlik var? Canlı ve cansız ayrımını neye göre yapıyoruz? Velhasıl Yaşam nedir?

YAŞAM NEDİR?

Başta TDK sözlüğü olmak üzere birçok sözlüğe giriş yaptığınızda “Yaşam Nedir” sorusunun cevabını ölümün zıttı, canlı ve ölü arasındaki fark olarak görürsünüz.  Bu basit ve tek düze açıklamalar bize bazı soruların cevabını verememektedir. Örneğin protozoanlar ile bitkiler arasındaki ortak yönler konusunda bir şey elde edilememektedir. Bilim adamları ve sözlük yazarları için bir diğer zorluk ise yaşamın anlatılamayacak yönü bulunmasıdır. Tanımlanabilir, açıklanabilir bir özellik olmaması açısından yaşam, laboratuvar ortamında elde edilebilecek bir formül de değildir. Aristo ve Descartes ise “mekanistik” filozoflukları ile yaşamı, doğal kurallar ışığında ortaya koyma yolunu seçmişlerdir. Bu “mekanist” düşüncenin aksine Vitalistler ise hareket yeteneğine haiz olmayan cisimlerde bulunmayan bir “yaşam gücü” etkisinin var olduğu görüşünü savunmaktaydılar. Ancak vitalistlerin biyoloji adına pek kalıcı oldukları söylenemez, yarım asırı bile geçmeyen bir sürede vitalistlerin düşünceleri eskitilmiş ve çürütülmüştür.

YAŞAMDA CANLI VE CANSIZ AYRIMI

Yaşamın özel bir mevcudiyet biçiminde olmadığını varsayıyorsak canlı ve cansız ayrımına gitmeliyiz. Tek hücreli bakterilerden insanlara, tüm canlılarda belli başlı ortak yönler bulunur. Örneğin bütün organizmalar karmaşık bir yapıya ve yüksek derece bir organizasyona sahiptir. Enerji kullanarak yaşamlarını sürdürürler. Kendi formlarına uygun biçimde büyürler, gelişirler ve ürerler. Kuşaktan kuşağa değişime uğradıkları gözlenir.

Ancak cansız maddeler, yukarıda sayılan ortak özelliklerden birini dahi gösteremez. Ayrıca en önemlisi cansız şeylerde bilgi aktarımı, program bulunmaz. Canlı bir şeyin üremesini, gelişmesini, büyümesini vs. organize eden bir mekanizma olan “program” cansız maddelerde yer almaz.

Kaynak: Discover Magazine 

Yorum yapmak için tıkla

Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Bilgi

Yukarı